Cinsel Taciz Suçunun Çocuğa Karşi İşlenmesi Halinde Şikâyete Bağli Olup Olmadiği Sorunu ve İçtihattaki Güncel Gelişmeler
Cinsel taciz suçunun çocuğa karşı işlenmesinin şikâyete bağlı olup olmadığı 6545 sayılı Kanun sonrasında öğretide tartışma konusu olmuştur. Bunun nedeni, kanun koyucunun çocuklara yönelik cinsel tacizi suçun nitelikli halleri arasında değil, ilk fıkrada suçun şikâyete bağlı olan temel şekliyle birlikte düzenlemesidir. Bu çalışmada, bir suçun şikâyete bağlanmasını gerekli kılan sebepler tartışıldıktan sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun cinsel taciz suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinin şikâyete bağlı olmadığı yönündeki içtihadının yerindeliği değerlendirilmiştir. Kurul’un temel argümanı suçun re’sen kovuşturulması halinde çocuğun daha iyi korunacağı olsa da bu kalıp yargı, zannedildiği kadar sağlam değildir. Bir suçu re’sen kovuşturmak, suçun herhangi bir kişi tarafından ihbarı halinde mağduru ceza muhakemesine katılmaya mecbur bırakır. Bu durum ise ikincil mağduriyetleri beraberinde getirebilir. Zira bir cinsel suçla ilgili beyanda bulunmak, mağdurun kaçınılmaz olarak özel hayatıyla ilgili bazı hususları da açıklamasını gerektirmektedir. Açık bir düzenlemenin bulunmadığı bir halde, yargı organı amaçsal yorumun sınırlarını aşmamalı ve kanunun sistematiğine uygun bir yorumla yetinmelidir. Kanun koyucu aksi kanaatte ise hükümde gerekli değişikliği yaparak suçun re’sen takip edileceğini açık bir şekilde düzenlemelidir.





